“Batıl / yanlış şeyleri söyleyerek insanlara nasihat eden, konuşan şeytandır. Hakkı söylemekten sakınan ise dilsiz şeytandır.” (kelâm-ı kibar)

19 Mayıs 2017 Cuma

Rüzgarından korkulan A D A M

             

           Onun rüzgarından korkanlar önceden de vardı. Çanakkale'de bir yıldırımdı. Sakarya'da şimşekti ve Kocatepe'de sarsılmaz bir Türktü O. 
          " Tanrı, her beş yüz senede insanlığa bir dahi gönderir, ne yapalım ki o dahi Çanakkale'de Türk'ler arasında çıktı karşımıza."
          Bunu söyleyenler, emperyalist gücün sözcüsü İngiliz Bakan değil miydi? O dev donanmanın batışından sonra Gelibolu kıyılarında darmadağın oldukları  bir yenilginin ardından, savunma güdüsü değil miydi sığınılan durum?  O'nun kararlılığında doğan BAĞIMSIZLIK RÜZGARI tüm sömürgecilere  bir ders değil miydi? 
           " Artık Osmanlı bitti, terekesidir bizi ilgilendiren " diyerek ve Osmanlı'nın katillerine Sevr'i imzalatarak Ortadoğu'da Türksüz bir coğrafya isteyenlerin karşılarında esen o sert rüzgardı yine korktukları ADAM.
          Hele, 19 Mayıs'ta , Karadeniz'in serin dalgalarında bir sabah vakti güneşle doğan esintinin dalga dalga Anadolu'ya yayılışıydı  korktukları. 
          " Silah yok(!) " diyenlere " Bulunur " diyen, " Düşman çok " diyenlere hiç duraksamadan " Yenilir " diyendi korktukları Türklük Rüzgarı. O dalga dalga Anadolu'ya yayılan, Havza'da şifa bulan, Amasya'nın KARANLIK ODA'sında Kurtuluşa harita çizen, " Yurdumuz işgal altındadır; Padişah hükümeti yurdu kurtaramayacaktır. YURDU MİLLETİN AZİM VE KARARI KURTARACAKTIR " diyen  ve bu gerçeği sağlamak için Erzurum'da, Sivas'ta Konkrelerle halkı birleştirme çabası gösteren, 27 Aralık1919'da Ankara'ya ulaştıktan sonra  23 Nisan 1920'de  TBMM'yi (Türkiye Büyük Millet Meclisi) kurandır korktukları rüzgar. Yetmez, diş ve tırnakla bu aziz toprakları VATAN YAPAN, 29 Ekim 1923'te " BU MİLLETE CUMHURİYET LAYIKTIR " diyerek devletin adını ve yönetim şeklini koyan o kutlu rüzgardır korktukları.
            İçte ve dışta " TÜRKLER ÖLDÜ (!) " diye bayram yapacaklara  dünyayı dar edendir korktukları rüzgar.   Türklük üzerine meltem, cehalete kasırga olandır korktukları rüzgar. Osmanlı'nın 600 senede yüzüne bakmadığı Anadolu Türk'ünü 15 yılda dünya ulusları içinde SAYGIN YURTTAŞ YAPAN rüzgardır korktukları. Dünya ekonomik bataktayken " O Rüzgar "  hem Osmanlı borçlarını ödemiş, hem de kalkınmada ilk sıraları alan mucizeyi  yaratmıştı. 
           O Rüzgar, " Türkiye Cumhuriyetini kuran halka TÜRK DENİR " diyendir.
           O Rüzgar, " Bağımsızlık ve özgürlük benim karakterimdir" diyendir.
           O Rüzgar, " Ulusları kurtaranlar, yalnız ve ancak Öğretmenlerdir."
           O Rüzgar, " Gençler, Cumhuriyeti biz kurduk, onu koruyacak ve kalkındıracak sizlersiniz. "
           O Rüzgar, " Milletin hayatı tehlikede olmadıkça SAVAŞ BİR CİNAYETTİR, " diyen,
            O rüzgar, " YURTTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ ," diyen, 
            O Rüzgar, " Egemenlik kayıtsız şartsız Milletindir, " 
            O Rüzgar, " Asıl uğraşmaya mecbur olduğumuz şey, yüksek kültürde ve yüksek erdemde dünya birinciliğini tutmaktı”, diyendir..
            0 Rüzgar, " Sarık ve cübbeyle artık dünyada başarılı olmanın olanağı yoktur. Uygarlığın coşkun seli karşısında durmak boşunadır, " diyen,
           O Rüzgar, Kurtuluş öyküsünü BÜYÜK NUTUK ta (1927) anlattıktan sonra, " Bu sonucu Türk gençliğine armağan ediyorum " diyerek, bizim de GENÇLİĞE HİTABE olarak hafızalarımızda kazılı olan söyleminde, " ... Bir gün, bağımsızlığını ve Cumhuriyetini savunmak zorunda kalırsan,...  bağımsızlık ve Cumhuriyetini kurtarmak için ....muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur, " diyendir.

            O RÜZGAR :
         34 yaşında Ordu Komutanı
               Dünyayı şaşırtan
                     Mustafa Kemal

         38 yaşında iktidara yürüyen
               Ortaçağ'ı ve ortaklarını
                      Dilip - süpüren
                             MAREŞAL

        42 yaşında DEVLET KURAN
              SORGULAYAN - SORAN
                    Ulusunun gönlünde 
                          Yer bulan
               Türk'e ATATÜRK olandır

         Atatürk yüce dilek
         Dünyanın söylemine ek
         TÜRKİYE ATATÜRK DEMEKTİR

          Onun rüzgarına,  ne savaşlarda düşman, ne de içlerde düşmanlarla işbirliğinde olanlar dayanabildi. Anadolu, bin yıllık ÖZ YURDUMUZ işgal altındayken , İstanbul'un Şeyh-ül İslam fetvalarıyla idama mahkum ettiği O yüce Komutan Türk Halkını yanına almış, utkuya koşuyordu. İstanbul basını, düşmanla kol kola KUVAİ MİLLİYE'nin aleyhinde ihanet içindeyken O hem savaşıyor, hem de Ankara'da EĞİTİM KURULTAYI topluyor, cehaletin de kuyusunu kazıyordu.
          O'nun  RÜZGARINDAN KORKANLAR, bugün de korktukları için, ULUSAL BAYRAMLARIMIZI yasaklıyorlar. Samsun'a  çıkış ( 19 Mayıs ) bir DOĞUŞUN, 23 Nisan bir DİRİLİŞİN, 30 Ağustos bir DİRENİŞİN, 29 Ekim bir BAĞIMSIZLIĞIN utkusunun BAYRAMIDIR.

         Uluslar onurlu günlerinde NURLU  olurlar. Birlikte yaşamanın kıvancını paylaşarak mutlanırlar. Atalarımız, " Kuvvet birlikten doğar ," diyorken, Ulusal Bayramlarımız birilerinin bir yerlerine mi batıyor da kutlamalar yasaklanmak isteniyor ? Kaynaşma başarı getirirken , ayrışmayı öne ayıranlar, bu ulusa ihanet ettiklerini bilmiyorlar mı ? 
         " VATANIM SENSİN " dizisinde izlediklerimiz Kurtuluş Savaşı'nda yaşanan gerçeklerin gösterimidir. Bugünlerde de aynı aymazlıkları yaşatanlar, gelecekte  sigaya çekilmeyeceklerini mi sanırlar? Milletin DERİN HAFIZASI kayıttadır. Hiçbir çıkar halkın sinesinde yer etmekten daha değerli olamaz.
      
         Atatürk'ün Rüzgarı bu topraklarda, bu ulusun üstünde bir yelpaze gibi serinletecek, ihanet içinde olanları kepazeliklerinde çıkamayacakları bir çukura süpürecektir. Türk eğitimini çağın gerisine taşıyarak, dünyadan koparanlar gün gelecek Atatürk'ün öngörüsü olan şu gerçeğin ışığında gözleri kamaşacak, şaşkınlıklarında kendilerinden utanacaklardır.  
          Ne diyordu ATATÜRK :
         " Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri eğitimin hududu ne olursa olsun ilk önce ve her şeyden önce, Türkiye'nin geleceğine, kendi benliğine ve ulusal geleneklerine düşman olan bütün unsurlarla savaşma gereği öğretilmelidir . " (1922)
          " Eğitimdir ki bir ulusu ya hür, bağımsız, şanlı ,yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da bir ulusu tutsaklık ve yoksulluğa terkeder. (1925)"

        GENÇLER , ÇIKIN MEYDANLARA, ATATÜRK RÜZGARI ESTİRİN ÖZGÜRCE; BU VATAN SİZİN, GELECEK SİZİN. (18 Mayıs 2017)