“Batıl / yanlış şeyleri söyleyerek insanlara nasihat eden, konuşan şeytandır. Hakkı söylemekten sakınan ise dilsiz şeytandır.” (kelâm-ı kibar)

20 Mart 2017 Pazartesi

Tek adam yönetimi, hukuk ve demokrasi ile bağdaşır mı?

Sadi Somuncuoğlu’nun  yazılarından seçmeler

Değişecek rejim mi egemenlik mi?
(…)
"15 Temmuz'dan sonra, bekamız açısından her şey değişmiş." Bu tertip kokusu veren gerekçeye inanan var mı bilemeyiz, ama 15 Temmuz sonrasını vatandaştan öğrenelim:
·        Başbakan Binali Yıldırım ve yardımcısı "Devlet, millete değil, kendisine olağanüstü hâl ilan etti" demedi mi?
·        Askerlerimizin horlanması aleniyet kazandı. Darbeyi önleyen devletin resmi güçleri; askeri, jandarması ve polisi değilmiş de AKP'lilermiş, kampanyası başlatıldı.
·        Türk Ordusu'nun emir-komuta birliği bozuldu,
·        Askeri okullar kapatıldı,
·        Savaş ortamında askeri hastaneler, Sağlık Bakanlığı'na;
·        Kuvvet komutanları, üst kademe askerin terfi ve tayinleri Millî Savunma Bakanı'na bağlandı,
·        Egemenliğin kurumu ordunun siyasallaşmasının önü açıldı.
·        Vesayetten(!) kaçarken, vesayetin "babası"na yakalandık.
Evet, ey Türk Milleti egemenliğin senden alınıp bir faniye veriliyor.(1)

***
Demokrasinin ruhu
(…)

1)            Demokrasilerin olmazsa olmazı sayılan kuvvetler ayrılığı; Yasama (TBMM), Yürütme (Hükümet) ve Bağımsız ve tarafsız Yargı ortadan kalkıyor; bu yetkiler doğrudan veya dolaylı olarak "Başkan" da toplanıyor.
2)            Bu düzenlemede devlet yönetiminde seçimle gelen (yüzde 51) tek kişi var, o da "Başkan." Bu güne kadar ki uygulamalara göre, "Başkan"ın genel başkanı olduğu partide milletvekillerinin, bağımsız hareket edebileceklerini düşünemediğimizden, egemenliğin kullanılması ve devlet yetkilerinin tamamına yakınının bir kişide toplanması, demokrasi ve hukuk devletiyle nasıl izah edilebilir?
3)            Demokrasilerin ruhunda karar vericiler kişiler değil, kurallara göre kurum ve organlardır. Kişiler, bu kararların uygulanmasında yetkilidirler. Bu anlamda, tek adam düzenlemesinin, demokrasinin ruhuyla ilgisini göremiyoruz.
4)            "Başkan" dış seyahat, hastalık ve diğer sebeplerle görevinden ayrıldığında, yerine başkan yardımcısı geçmekte ve "Başkan"ın bütün yetkilerini kullanabilmektedir. Bu duruma göre; sandıktan yetki almamış, milleti temsil etmeyen Başkan yardımcısı ve bakanlar (sekreterler) ülkeyi yönetecekler demektir. Diğer ifadesiyle seçilmişler değil, atanmışlar devleti yönetecekler ve egemenliği temsil edeceklerdir. Bu hali, hukukla ve demokrasiyle izah etmek, nasıl mümkün olacaktır?
5)            Düzenlemedeki yargıya ait maddelerin yürürlüğü girmesi için 45 gün süre tanınmaktadır. Teklifin bütünü 2019'da yürürlüğe gireceğine göre, acaba yargı düzenlemesi için neden bu kadar acele ediliyor?
Son söz; bir ordu bir komutanla yönetilemez. Yönetiriz diyenler savaşı kaybederler.(2)
         ***
Türkiye'yi yöneten siyaset!

AB'nin Türkiye bütünlüğüne karşı ileri sürdüğü bu şartların neredeyse tamamı yerine getirildi.
·        AB ve Avrupa Parlamentosu'nun 15 yıldır terörist üssü olmasına göz yumduk.
·        Ellerini güneydoğumuzdan hiç çekmediler.
·        İçeride PKK ile yapılan gizli açık Habur, Oslo, İmralı ve Dolmabahçe mutabakatları ile bölücü terör sıfırdan zirveye tırmandı;
·        Irak ve Suriye'den kuşatıldık.
·        Bugün Merkel ile yapılan tartışmalarda yukarıdaki geçmişe bakmalıyız.
·        Öyle bir şekilde yönetiliyoruz ki, Ege ve Kıbrıs'ta çok zor durumdayız.
·        Askerimiz Irak ve Suriye'de, Rusya ve İran ile uyuşmazlık içindeyiz.
·        AB ve ABD ile kamuoyu önünde kavga halindeyiz.
·        Önümüz oldukça karanlık.
·        Referandum dumanından etrafı göremiyoruz.
Devletimizi, özetlenen bu siyasetin mimarına mı teslim edeceğiz?(3)
         ***
         Tek adam düzeni
         (…)
         Tek adam yönetimi dikkatlice incelendiğinde; hukuk, demokrasi ve kurumlar gibi temel unsurlar var gibi görünüyor, ama yok olduğu anlaşılıyor. Bu hususa kısaca temas edelim:
1.            Yasama var gibi, ama yok. İcra alanına giren konularda (Meclis çalışmalarının %80'i) tek adamın KGK çıkarma yetkisi olduğundan; genel başkanı olduğu çoğunluğa sahip parti milletvekilinin yasa teklifini kendisi belirleyebileceğinden; güvenoyu ve gensoru mekanizması olmadığından; veto ettiği kanunun kabulü için 301 oy, suç işlediği iddiasıyla yargıya gönderilmesi gereken tek adam ve yardımcıları için 400 oy gerektiğinden, seçimleri yenilenmek amacıyla Meclis'i feshedebildiği için.
2.            Hükümet var gibi, ama yok. Milletin değil de başkanın seçtiği ve millete değil de başkana karşı sorumlu olan yardımcıları ve bakan adı verilen sekreterlere hükümet denilemeyeceği için.
3.            Bağımsız ve tarafsız yargı var gibi, ama yok. Yüksek yargı organları üyelerinin tamamını tek adam ve çoğunluğa sahip partisi seçtiğinden, bağımsız ve tarafsız yargı yerine siyasallaşmış yargı oluşacağı için.
4.            Üniter devlet var gibi, ama yok. Tek adamın KGK ile birden çok ili içine alan merkezi idare teşkilatı, kamu kurum ve kuruluşları kurabilmesi, "Özerk" bölge anlamına geldiğinden üniter devlet yapısı yok olacağı için.
5.            Millî devlet var gibi, ama yok. Türk Milleti inkâr edildiği ve ülke etnik gruplara bölünmüş olarak görüldüğü, "özerk" bölgeler kurulmasıyla da millî devlet (Türk Milletinin devleti) ortadan kalkacağı için.
6.            Demokrasi var gibi, ama yok. Bütün devlet yetkileri bir kişide toplandığı, tek adamın yurt dışına çıkması veya vefatı halinde, devleti, millet tarafından seçilmemiş başkan yardımcısı ve sekreterler yöneteceği için.
7.            Hukuk devleti var gibi, ama yok. Seçilmiş olsa da bütün yetkilerin tek adamda toplandığı, bağımsız ve tarafsız yargının olmadığı yönetimlere, hukuk devleti denemeyeceği için.
(…)
SONUÇ: Ülkeye bir kişi hükümran olamaz. Türk millî egemenliği bir kişiye teslim edilemez. Kurtuluşumuz referandumu beklemektedir. Bu bataklıktan çıkmak için herkes kendi seferberliğini ilân etmelidir. Gerisi gelecektir. (4)
***
Referandum: Kader oylaması
(…)
Erdoğan diyor ki; "Güçlü bir Türkiye asla eyalet sisteminden korkmamalıdır. … Federal yapı' diyoruz. Federal yapı nedir? Orada geliyor toplanıyor zaten… Seçilmiş vali, Bunlar 2023'ün konusu."
Kısaca; "federasyon", "Türksüz" yeni anayasa ve "yeni Türkiye" dönemi.

         Kısaca; "federasyon", "Türksüz" yeni anayasa ve "yeni Türkiye" dönemi.
Bu gerçeklerin ışığında kaderimizi belirleyecek evet hayır tercihini kolaylaştırmak üzere bir tablo hazırladık. Aynı işi sizin de yapmanızı ve çevrenize yaymanızı tavsiye ederiz. (5)

***
Ülkeyi "evet" mi, "hayır" mı böler?
          ( … )
           Aklını kullananlar, iz'an ve vicdan sahibi olan Türk Milletinin evlatları bu durum karşısında gerçekleri görmekte zorlanabilirler mi? Arada 15 Temmuz her şeyi değiştirdi diyenler çıkabilir. İyi de OHAL ve KHK'larla, kahraman Ordumuzun, yargının, devlet kurumlarının ve vatandaşların ne hale getirildiği görülmüyor mu? 2002'den beri duymaktan gına getirdiğimiz, "Türk", "Kürt" diye başlayıp etnik gruplara ısrarla vurgu yapılması, bugün de sürdürülmüyor mu? Soralım, "İbrahim-i millet" ne demektir? Yetkililer, kafaları karıştırmak için ümmet manasına millet sözcüğünü kullanıyor, bunu anladık da; milletimizin adının Türk olduğu, dinimizin adının İslam olduğu niçin açıkça ve iftiharla söylenmiyor, yoksa ayıp mı saylıyor.
           Gidişatı takip eden herkesin bildiği bu gerçeklere göre; eğer ülkemiz "tek adama" teslim edilir, eyalet/özerk bölgeler yoluyla federasyona geçilirse, artık bugünkü Türk devletinden bahsedilemez. Kuvvetler ayrılığı, bağımsız yargı, demokrasi ve hukuk devleti de ortadan kalkacağı için, Allah korusun, eşi benzeri görülmemiş karanlık bir döneme girmiş olacağız.(6)
***
Uyutma ve aldatma siyaseti
(…)
Anayasanın ilk dört maddesi ile kimliğimizi belirleyen maddeleri şöyle değişiyor:
-Eğer yüksek yargı üyelerinin tamamını tek adam ve çoğunluğa sahip partisi belirliyorsa hukuk devletinden,
-Seçimle gelen tek adamın görevde bulunamadığı zamanda, ülkeyi atamayla belirlenen başkan yardımcıları ve başkan sekreterleri yönetiyorsa, aralarında millete karşı sorumlu olan tek kişi bile yoksa demokrasiden,
-Meclis çalışmalarının %80'ini teşkil eden kanunları (KHK) tek adam yapıyorsa, Meclis'te ekseriyete sahip partinin başı da tek adam ise, istemediği kanun teklifleri de yapılamayacağı ve temsil yetkisini kaybeden Meclis sebebiyle parlamenter rejimden,
-Tek adam, KHK ile devlet kurumlarını kurabiliyor, etnik kimliğe sahip eyalet/özerk yönetimler oluşturabiliyorsa, millî ve üniter devletten,
-Eğer tek adam tek başına; millî güvenlik siyasetini belirliyor, TBMM'yi feshediyor, devlet bütçesini hazırlıyor, KHK çıkarıyor, OHAL ilan ediyor, savaşa karar verebiliyor; Irak, Suriye ve Türkiye'de federasyon istiyorsa; Milletim Türk, dinim İslâm demek yerine, millet-i İbrahim'denim diyebiliyorsa, sığınmacılara Arapça eğitim yaptırıyorsa, Türk Milletinin kurucusu ve sahibi olduğu egemenlikten bahsedilemez. Ancak keyfilikten, çok ortaklı (Irak modeli gibi) egemenliğin bölüşülmesiyle iç savaşı kaçınılmaz kılan bir yapıdan bahsedilebilir.
Arkadaşlar, bağırıp çağırmayı, ona buna hakaret etmeyi bırakın; abesle uğraşmayın, kiminle EVET ortaklığı yaptığınıza bakın, evinize dönün.(7)
***
Malum, Türk Milletinin geleceği 16 Nisan'da oylanacaktır. Bu oylamada; Ya 1876'da Sultan Abdülhamid döneminde kabul edilen ve 141 yıldır ıslah edilerek zamanımıza kadar gelen çok partili demokratik (parlamenter) rejim devam edecek; ya da sıfırdan, ne idüğü belirsiz "tek adam" yönetimine geçilecektir. Demokratik rejimlerin tarihinde örneği olmayan tek adam yönetiminin ne olduğunu, oylanacak pakette görüyoruz. Buna göre ülke tek adama, yani "keyfi" yönetime teslim edilecektir. Bunun benzerine zamanımız dikta rejimlerinde veya 400-500 yıl öncesinin krallıklarında rastlıyoruz. Kısaca, çağımızda demokratik rejimlerin olmazsa olmazı sayılan yasama (meclis), yürütme (hükümet) ve yargı (tarafsız ve bağımsız) tek adamın denetimine geçmektedir. Seçilmemişlerin, seçilmiş gibi yetki kullanıp ülkeyi yönettiği, millî iradenin dışlandığı karanlık bir dönem başlayacaktır.
Bu bakımdan bütün Türk Milliyetçilerini ve vatanseverleri asli görevleri olan Türk Milletinin birliği, vatanın bütünlüğü ve Türk egemenliğinin ilelebet yaşaması için HAYIR demeye davet ediyoruz. (8)
***
Neden tek adam?
(…)
"Efendim bunlar geride kaldı. Terörle ciddi mücadele yapılıyor, biz buna bakalım" diyenlere seslenelim. Aldanmayalım, bu defa "Çözüm süreci" PKK'sız yapılacak. Geçenlerde Cumhurbaşkanı Şanlıurfa ve Mersin'de, mutadı üzere etnik grupların adını bir bir sayıp "biz 'İbrahimî milletiz" demedi mi? Milletimizin adı Türk, dinimizin adı İslam dememek için Arapçadaki ümmetle, Türkçedeki sosyolojik manadaki milleti karıştırmadı mı?
Sonuç: Tek adam devleti ele geçirecek yetki istiyor. Çünkü; ilk önce Türk Devletinin kimliğini değiştirecek adımlar atılacak. Sonrası için, AKP'nin 2012'de TBMM'ye verdiği "Başkanlık sistemi" teklifi okunmalıdır. Görülecektir ki, belki de 2023'e varmadan Türk Devleti yerine ortaklık devleti dediğimiz, "Yeni Türkiye!" kurulmuş olacaktır. HAYIR denmezse, referandum amacına ulaşacaktır. ( 9)

____________
1.     Somuncuoğlu, Sadi; Değişecek rejim mi egemenlik mi?, 14.01.2017, http://www.yenicaggazetesi.com.tr/degisecek-rejim-mi-egemenlik-mi-41272yy.htm
2.     Somuncuoğlu, Sadi; Demokrasinin ruhu, 21.01.2017, http://www.yenicaggazetesi.com.tr/demokrasinin-ruhu-41351yy.htm
3.     Somuncuoğlu, Sadi; Türkiye'yi yöneten siyaset!, 04.02.2017, http://www.yenicaggazetesi.com.tr/turkiyeyi-yoneten-siyaset-41538yy.htm
4.     Somuncuoğlu, Sadi; Tek adam düzeni, 11.02.2017, http://www.yenicaggazetesi.com.tr/tek-adam-duzeni-41627yy.htm
5.     Somuncuoğlu, Sadi; Referandum: Kader oylaması, 18.02.2017, http://www.yenicaggazetesi.com.tr/referandum-kader-oylamasi-41722yy.htm
6.     Somuncuoğlu, Sadi; Ülkeyi "evet" mi, "hayır" mı böler?, 25.02.2017, http://www.yenicaggazetesi.com.tr/ulkeyi-evet-mi-hayir-mi-boler-41809yy.htm
7.     Somuncuoğlu, Sadi; Uyutma ve aldatma siyaseti, 04.03.2017,  http://www.yenicaggazetesi.com.tr/uyutma-ve-aldatma-siyaseti-41897yy.htm
8.     Somuncuoğlu, Sadi; OHAL ve şiddetin tehdidinde referandum, 11.03.2017, http://www.yenicaggazetesi.com.tr/ohal-ve-siddetin-tehdidinde-referandum-41986yy.htm

9.     Somuncuoğlu, Sadi; Neden tek adam?, 18.03.2017, http://www.yenicaggazetesi.com.tr/neden-tek-adam-42073yy.htm

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder